ben bir yalan uydurdum


özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

özlediğin, gidip görmek istediğin-
ama gidip göremediğin

özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen

Oruç ARUOBA

”Seni öldürür, sonra da yaşamaya terk eder.”

”Aslında pek fazla bir şey değişmedi. 
Ben de değişmedim. 
Fırsat olsa değişirdim. 
Kim istemez ki bir uçurtmayla yer değiştirmeyi.”

Emrah SERBES

"sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım”

en heyecanlı hali, sesi



Özlüyor mu, unutuyor mu?
Bilemezsin.

:’)

:’)

"Ben! Çocukları sevdim yaşadım. Dünyaya alışamadım Kuru güller gibi yersiz ve inceydim biraz. Hep bunu duydum. Bunu yaşadım.”
Turgut Uyar

"Ben! Çocukları sevdim yaşadım.
Dünyaya alışamadım
Kuru güller gibi yersiz ve inceydim biraz.
Hep bunu duydum. Bunu yaşadım.”

Turgut Uyar

Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıkların yüzünden yaşamaya karşı, ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen, her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren; bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları!
Size bu ölü yaşamı hazırlayan ‘burjuvazidir’ ve bu acımasız oyunun varlığı siz izin verdiğiniz sürece sürecektir.
Sıradan İnsanlar ve İş Üzerine, Maksim Gorki
SabahattinAli/Degirmen

SabahattinAli/Degirmen

”Ne gün ama, ne gün!
Göğe bak, öyle kurşuni!
Ne denli kasvet, sıkıntı, keder
Beni yaşamdan ve ölümden usandırıyor

Hemen şimdi-
Sokaklara çıkıp koşsam, vahşice bağırarak,
Sevinç ve hüzün ile isyanla ve başeğerek,
Dünya ”deliye bak.” der.
Ama ben anca bu şekilde kafamdaki,kemiklerimdeki,benliğimdeki
                          tezatları paylaşmaz mıydım,
Ve ben anca dünyanın temellerini böyle oynatmaz mıydım,
Ve dünyayı kökleri havada, elimde tutardım belki?
O zaman yıldızlar aşağı bakıp bana gülmezler miydi,
                          dünyanın güldüğü gibi?”

                                                                                16.01.14

Behice BORAN

”Bir gün;
Fırtına dindiğinde,
Ve gökyüzü tekrar safir camgöbeği mavisindeyken,
Biz bir tepenin üstünde oturarak,
Seyredeceğiz güneşin öfkeli kırmızısını,
Erimiş kurşun denizine batarken.
Bir gün;
Yaşamın uzun çabası sona erdiğinde,
Ve boş ellerimiz kucaklarımızda dinlenirken,
Biz bir tepenin üstünde oturacağız,
Ve günlerin tantanalı geçit törenini izleyeceğiz:
Bir gülümseme ile birkaç gözyaşı ile ve içimizi çekerek.
Bir gün;
Sen ve ben, bir tepenin üstünde oturarak,
Gariplikler yapmaktan hoşlanan ve kendimizle alay eden bir kahkaha ile,
Başlarımızı sallayacağız bilgece:
Çünkü hiçbir gün, o zaman göründüğü kadar parlak olmamıştı,
Ve hiçbiri o denli kapkara, bir umut ışığı barındırmayacak kadar.”

Behice BORAN

şehrime gel sevgilim
yarın çık gel
bırak her şeyi, bir bekleyenim var de ,gel
gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın
gel ki nefes alayım
gel